Sevgi ve Mantık Evliliği mi Arıyorsun?
Devletlerin denizden ülkesel sınırlarına dahil edecekleri alan 12 deniz mili (22.2 km) olarak belirlenmiştir.

BM ve Denizlerin Günümüzdeki Paylaşımı 1967 senesinde Maltalı bir delege Birleşmiş Milletlere adil ve sorumluluk sahibi bir şekilde okyanusların kullanılması ile ilgili ilk uyarıyı yaptı.

15 sene sürse de Birleşmiş Milletlerin Deniz Yasaları üzerine yaptığı dokuz sene boyunca süren toplantılar sonucunda bir sonuç çıktı.

Antlaşma 1982 senesinde tamamlandı ve 1994’de yürürlüğe girdi. Esas olarak zaten mevcut olan deniz yasalarını resmileştiriyordu. Uluslar arası sular uluslar arası ,“insanlığın ortak mirası” olarak kaldılar.

Bir devletin kıyıdan ve deniz tabanından ne kadar hak iddia edebileceği ile ilgili sınırlar koyuldu. Devletlerin denizden ülkesel sınırlarına dahil edecekleri alan 12 deniz mili (22.2 km) olarak belirlendi.

Bu toplantılar aynı zamanda farklı türde suların da tanımlarını yaptı. Mesela boğazlar iki farklı kara kütlesini ve 2 su akımını birbirine bağlarlar. Genellikle genişlikleri 12 milden dar olurlar.

Ama bu bölgelerin gemicilikteki ve savunmadaki sonsuz değeri, karalar arasında geçit görevi görmesi sebebiyle ülke topraklarına yakınlıkları ne olursa olsun boğazlar BM tarafından uluslar arası sular olarak tanımlandılar.

Bu toplantılar tarafından belirlenen diğer şeylerin içinde de uluslar arası sularda nükleer silah denenmesinin yasaklanması, okyanus çevreciliği üzerine bir panel oluşturulması ve belki de en önemlisi Özel Ekonomik Bölge (EEZ) konseptinin oluşturulması vardır.

Ulusal sular devletin yasalarının ve savunma hakkının genişletmeleridir ama EEZ’ler devletin kaynaklar üzerindeki hakları için bir genişletmedir. EEZ sınırları ulusal su sahası sınırlarının ötesine geçebilir 322 km’ye kadar genişler. Bu sularda bulunan tüm mineral ve organik kaynaklar kıyısı olan devlete özeldir ve onlara aittir.

Ama EEZ kavramı bir çelişki içermektedir. ABD ve 2. Dünya Savaşı sonrası deniz kapma yarışındaki diğer milletler sularını kıta sahanlığı ile tanımladılar. Bu yeni 322 km’lik EEZ sınırlaması diğer devletlerin sınırlarını daralttı.

BM geniş kıta sahanlığı olan milletlerin EEZ sınırlarını 563 km’ye kadar çıkarmasına izin verdi.

Bu milletler de EEZ sınırlarını 322’den 523 km’ye çıkarmak için gerekli coğrafi kanıtları bulmaya çalıştılar. Arktik Okyanusunda dünyada kalan çıkarılmamış petrolün tahmini yüzde 25’i bulunduğu için bu bölgede Kanada, Grönland, Danimarka, Norveç ve Rusya arasında 1945 senesinde ABD tarafından tetiklenene benzeyen bir deniz kapma yarışı devam etmektedir. 

Arktiklerdeki bu ani ilgi sözde değişen iklim yüzünden. Arktik buzulu eridikçe bu mineralle ulaşım hem daha kolay hem de daha ucuz hale geliyor ama eriyen buzulun kıyılarda başka etkileri de oluyor.

Yükselen deniz seviyesi kıyıları içeri doğru itiyor ve devletlerin deniz sınırlarını Arktikten ve onun kaynaklarından uzaklaştırıyor.

Bu böyle devam ederse yeni bir BM toplantısı düzenlenebilir çünkü görünen o ki söz konusu okyanusların doğal kaynakları olunca kuralları görmezden gelmek adil bir oyun oluyor.

]]>